Bu alışkanlığın arkasında tek bir neden yok. Geleneksel tıptan gelen sıcak-soğuk dengesi inancı, balığın ağızda bıraktığı tat ve koku ile balıktan sonra sütlü tatlı yenmemesi gerektiği düşüncesi, bu geleneğin yaşamasında etkili oldu. İşte balıktan sonra helva yenmesinin nedenleri ve bilinmesi gerekenler.
SICAK VE SOĞUK DENGESİ İNANCI
Geleneğin en bilinen açıklaması, halk arasında yaygın olan sıcak-soğuk yiyecek anlayışına dayanıyor. Bu inanışa göre balık “soğuk” bir besin olarak kabul edilirken, tahin ve şekerle hazırlanan helva “sıcak” sayılıyor. Balığın ardından helva yemenin vücuttaki dengeyi sağladığına ve mideyi rahatlattığına inanılıyor.
AĞIZDAKİ BALIK TADINI BASTIRIYOR
Balığın kendine özgü kokusu ve yağlı tadı, yemekten sonra damakta uzun süre kalabiliyor. Tahinin yoğun aroması ve helvanın tatlı lezzeti bu tadı bastırarak sofranın keyifli bir şekilde kapanmasını sağlıyor.
BALIKTAN SONRA SÜTLÜ TATLI İNANCI
Türk mutfağında balıktan sonra sütlü tatlı yenmemesi gerektiğine dair köklü bir inanış bulunuyor. Bu nedenle sütlaç ve muhallebi gibi tatlıların yerine içinde süt bulunmayan tahin helvası tercih edildi. Helvanın uzun süre bozulmadan saklanabilmesi ve kolayca bulunabilmesi de bu tercihi güçlendirdi.
BİLİMSEL BİR DAYANAĞI VAR MI?
Helvanın sindirimi kolaylaştırdığı ya da balıkla vücutta denge kurduğu yönündeki görüşler bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Balıktan sonra süt ürünleri tüketmenin zararlı olduğu fikri de büyük ölçüde halk inanışına dayanıyor. Dolayısıyla balıktan sonra helva yeme geleneği, sağlık gerekçesinden çok damak zevki ve kültürel alışkanlık olarak yaşamaya devam ediyor.
